Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
KIRIKKALE ' M net71
Ana Sayfa Favorilere Ekle E-Mail Ana Sayfa Yap Rss Arşiv
Profilim Arkadaşlarım

Keskin FM.Dinleyin.
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

Keskin FM. İstek Hattı.

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşivler
  • Arkadaşlarım

    Canlı Tv İzlemek için Tıklayın



  • Karayol trafik kazası geçirdi
    Gelincik Ayakta Alkışlandı
    Albayrak; Emeklilerin Sesini Duyuracağız
    Bodur Resmen MHP’li
    Kırıkkale Belediyesinde Görülmemiş İcra.
    Hacılar Halk'ı MHP'yi İstedi.
    Saadet Partisinin Adayı; Kemal ALBAYRAK
    M H P nin Adayı; İhsan KAYALAK
    Kırıkkale Valisi ve Belediye Başkanı Kaza Geçirdi
    Saran Yeniden Fenerbahçe de.
    Naciye Saran Lisesi Açılıyor
    Vahit ERDEM den, DTP ye Eleştiri
    Cumhuriyet Bayramı Coşku İle Kutlandı.
    Keskin-Kırıkkale yoluna inceleme
    Kırıkkalede Küpür operasyonu
    Yaz saati uygulaması bitiyor
    Başbakan Kırıkkaleye Geliyor.
    Silahlanıyoruz. !
    Efsane Albay Kırıkkale de.!
    Yeni Trafik Yasası Hazır.!
    Kırıkkale Bir Şehit Daha Verdi.
    Alperen Ocakları Şehitleri Unutmadı.
    Canlı lig ve Avrupa maçları İzleyin.
    Arılar Peteğe "ALLAH" Yazdı
    Askıda Ekmek’te Ramazan Bereketi

  • Ahmet GULER - Yorum
  • Anket
  • Astronomi
  • Aydin ER - Yorum
  • Bilim
  • Cevre
  • Din
  • Dini Music
  • Egitim
  • Ekonomi
  • Entriment
  • Futbol
  • Games
  • Haber
  • Haber Yorum
  • Kitap
  • Konut
  • Kultur ve Ve Sanat
  • Magazin
  • medya
  • Metoroloji
  • Mizah
  • Music
  • Saglik Haberleri
  • Siyaset
  • Sohbet
  • Spor
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Turkish Daily News
  • Video Haber
  • Web Master
  • Yasam


  • Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

  • Karafakılı Köyü Web Sayfası.

  • Canlı Maç Yayını İçin Tıklayın.

  • Java-HTML Edytörü.

  • TEMA'ya Destek İçen Tıklayın

  • Yao-TUBE

  • Yemek Tarifleri

  • Telekom Bilinmeyen Numaralar

  • Online Bilardo-Batak-Tavla-Okey İiçin Tıklayın

  • Online Briç -Batak-Tavla-Okey-Poker-İhale- King için Tıklayın

  • Adres Bul

  • Web Sayfasını İstediğin Dile Çevirmek İçin Tıkla.

  • Mynet e-mail.

  • Kırıkkale Portalı Forum Sayfaları .








    Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

  • Kırıkkale Valiliği.

  • İl Milli Eğitim Müdürlüğü.

  • Kırıkkale Spor İl Müdürlüğü.

  • Kırıkkale Belediyesi

  • Kırıkkale Üniversitesi

  • İl Sağlık Müdürlüıü.

  • İl Emniyet Müdürlüğü.

  • İl Muftülüğü.

  • Kırıkkale Tarım İl Müdürlüğü.

  • Kırıkkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı.






  • miss5hareketli-dnya.gif picture by rahim_01 Mel Gibson 57. Alay'da!

    , 28/6/2008-Kategori Tarih .. 1 yorumlar


    Onlar tam 628 kişiydi... Hepsi şehit oldu, Türkiye kurtuldu... Şimdi onlar da filmle ölümsüz olacaklar. Mel Gibson bakın kimi oynayacak?
    internethaber

    Tarihinde pek çok destansı hikâyeler bulunan Türklerin en büyük zaferlerinden biri olan Çanakkale Savaşı’nın bir kesiti Saran Holding bünyesinde bulunan Saran Film tarafından beyazperdeye aktarılıyor. Filmde, Çanakkale Savaşı’nda öne çıkan 57. Alay’ın hikâyesi konu ediliyor. Filmin senaryosu Turgut Özakman liderliğindeki senaryo ekibi tarafından yazılıyor. Çekimlerine 2009 yılında başlanması planlanan filmin 2010 yılının Şubatında gösterime girmesi öngörülüyor.

    EN YÜKSEK BÜTÇELİ FİLM

    Hollywood’un çok iyi dönem filmleri olduğuna dikkat çeken Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, gerçek kahramanlıklarla dolu Türk tarihinin ise böylesi büyük prodüksiyonlara konu olmadığını üzülerek söyledi.
    Sadettin Saran ayrıca şunları söyledi:
    “Sadece Türk değil dünya tarihinin dönüm noktası olan bu savaşın anlamını herkesin kavraması gerekiyor. O günleri gerçekçi bir filmle dünyaya bir kez daha anlatmanın zamanıdır. Bu filmle, geçmişi ile gurur duyan herkese ve özellikle yeni nesle tarihi miraslarını hatırlatmak istiyoruz.” 

    Saran Film, savaşın önemli figürlerinden biri olan Anzak komutanını oynaması için Avusturalyalı Mel Gibson ve Russel Crowe’a teklif götürdü.

    TAMAMI ŞEHİT OLDU

    “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum” Mustafa Kemal (Atatürk), bugün bile hafızalardan silinmeyen, “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir” emrini 57. Alay askerlerine vermişti. 57. Alay’ın bu kahramanca direnişi düşmanın hızını kesmiş ve savaşın gidişatını değiştirmişti.

    57. Alay'ın başta komutanları olmak üzere 628 kişilik mevcudunun nerdeyse tamamı 25–28 Nisan 1915 tarihleri arasında şehit düşmüştü. Bu kahramanların anısına o günden bu yana Türk Ordusu’nda 57. Alay bulunmuyor!


    miss5hareketli-dnya.gif picture by rahim_01 600 yıllık kültür korunmalı

    , 25/6/2008-Kategori Tarih .. 0 yorumlar

    Danıştay 8. Daire Başkanlığı’nın ilimizde bulunan beldelerin Kırıkkale belediyesine bağlanması kararının ardından beldelerde bayram havası yaşanıyor.
    Bayrakgazetesi

    İçişleri bakanlığının ilimizde bulunun bazı beldelerin Kırıkkale Belediyesine bağlanmasına yönelik aldığı karar geçtiğimiz günlerde Danıştay 8. Daire Başkanlığı tarafından durduruldu. Alınan bu karar üzerine beldelerde adeta bayram havası yaşanırken, beldelerde belediyelik haklarını yeniden kazanmanın mutluluğu yaşandı. Karar üzerine basın toplantısı düzenleyen Hasandede Belediye Başkanı Malik Ejder Coşkun, Kırıkkale’nin Hacılar, Hasandede, Ahılı gibi beldelerin kendisine bağlanmasına ihtiyacının olmadığını belirterek “Kırıkkale gelişmek istiyorsa Yahşihan ve Bahşılı ilçeleri üzerinde daha çok durmalıdır” dedi. Kırıkkale’nin gelişmesine Hasandede yada Hacılar kasabalarının engel olmadığın belirten Coşkun “Kırıkkale’nin gelişmesi için Yahşihan ilçesinin Kırıkkale’ye bağlanması gerekmektedir” dedi. Düzenlediği basın toplantısına Belediye Başkanı Veli Korkmaz ve Vali Mustafa Bahrettin Demirer’i de davet ettiğini dile getiren Coşkun Hasandede beldesinin 600 yıllık bir zamanda Türk kültürüne hizmet etmiş bir insanın simgesi odlunu sözlerine ekledi. Konuşmasında “Biz ne İran’a ne Yunanistan’a, nede başka bir ülkeye bağlanıyoruz diyen Coşkun devamında “Kırıkkale bizim her şeyimiz. Bizim için öncelikli olarak Kırıkkale gelir” ifadelerini kullandı.

    Kırıkkale’nin kendilerinin bir parçası olduğunu ve bundan kesinlikle rahatsız olmadıklarını ifade eden Coşkun “Kırıkkale Türkiye’nin 81 ilinden birisi. Biz Hasandede kasabası olarak yılarca Kırıkkale’nin sofrasında olduk. Kırıkkale’nin içme suyu tesisinin kasabamızın en verimli tarım alanları üzerinde kurulmasına izin verdik. Biz tarihte susuzluğu çok iyi bilen geleneğin temsilcileriyiz. Kırıkkale belediye başkanı Kırıkkale’ye yine bizim en verimli tarım alanlarımız üzerine yeni bir arıtma tesisi kurdurdu.  İsteseydik bu ihaleyi durdururduk. İhale yetkisi Kırıkkale belediyesinde değildi. AKP zihniyeti burada da taraflık yaptı” ifadelerini kullandı. Hasandede belediyesi olarak ihalenin doğru yada yanlış yapıldığı üzerinde durmadıklarını dile getiren Coşkun “BU artıma tesisinin yapılmasına yine de engel olmadık. Hatta bizde itirazlar sonucu kamu ihale kurumuna giden ihalenin hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasını sağladık. Maalesef bugün Ankara’da Türkiye’nin en kirli nehri olan Kızılırmak’tan su alıyor ancak bunu Melih Gökçek’e kendisi ile aynı zihniyette olan Veli Korkmaz anlatmıyor. Siyaseten aynı düşünceyi paylaşmak önemli değil önemli olan insanlarımızın sağlığıdır. Kırıkkale belediye başkanını bu anlamda duyarlı olmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.
    Kırıkkale Belediyesine, Kırıkkale’nin gelişmesinde katkısı olabilecek bazı önerilerde bulunduğunu dile getiren Coşkun “Belediye Başkanı Veli Korkmaz yaptığımız bütün tekliflere evet dedi. Ancak hiçbirisinin sonucu gelmedi. Çünkü bu zihniyette hayır kelimesi yok. Burası Yunanistan değil. Burada yaşayan insanlar herhangi bir tarikata yada cemaate mensup değil. Kendileri bir tarikata bağlı olabilirler. Ama İslam dininde de tarikatlar yok. O tarikat ve cemaatler Türkiye’yi  son dönemlerde biraz kaosun içine sürükledi. Yaşanan kavganın özü halkın tarikatlara teslim olup olmayacağı. Beldeleri kapatma kararının altında da bu yatıyor. Sizleri cami hocasına yönlendirecek ve onlardan haber alacaklar” dedi. Hasandede kasabasında bunu yapamayacaklarını bunun nedenin ise Hasandede halkının tarikat ve cemaatlerle işinin olmadığa bağlayan Coşkun “Bu nedenle Hasandede kasabasını mahalle yapmak istediler. Hasandede kasabası üzümüyle, kavunuyla, şarabıyla ve türbesiyle 600 yıllık bir kültürün timsali. Kimseye hiçbir şey baki değil. Baki olan insanlığın dünyaya bıraktığı değerlerdir. Kapatmanın dışında bugün ülke tarihinde ilk kez okul kapatıldı. Bu okullar bir üs olarak görülmekteydi ve bu zihniyet Türkiye’de okul kapattı.  Bugünün şartlarında bunların önündeki tek engel yargı. Ne Türkiye Türkiye olalı ne böyle bir zulüm gördü nede Hasandede Hasandede olalı böyle bir zulüm gördü. 5 yıldır kasabaya yatırım yapmak için 5 kuruş borç alamıyorum. Kasabaya hizmet vermek için kimseden araç ve malzeme alamıyorum” dedi.

    Kırıkkale valisinin festivallere geldiğinde sadece sırtını sıvazlamakla yetindiğine dikkat çeken Coşkun “Ben birçok iktidar ile çalıştım ama böyle bir iktidar daha görmedim. AKP kimliği ile SHP kimliği insanlarda kalıcı değil. Esas olan kimlik bizim insan olan kimliğimizdir. Biz hizmet etmek zorundayız. Çünkü hizmet etmek için bu koltukta oturuyoruz. Biz onlar gibi düşünmüyoruz. Kırıkkale bizim çok önemli. Hasandede kasabasını turizm merkezi haline getirmeyi teklif ettik, olur dediler ancak bir sonuç gelmedi. Evet Kırıkkale’nin bir parçayız ama bağımsız belediye olarak kalmayı istiyoruz. Bu ova ve bu kültür korunmalı. Her yerde su tükenirken bizim kasabamızdan su çıkıyor. Bu sorumluluk Kırıkkale belediye başkanı ve Kırıkkale valisinin sorumluluğu altında” ifadelerini kullandı.  Danıştay 8. Dairesi’nin verdiği kararda kasabamızın 5 kilometre sınırı altında kaldığı ancak bu kültürün korunması gerektiği kararı verildiğini ifade eden Coşkun “Sayım yapıldı bizim nüfusumuzda oynamalar yapıldı. Buna da itiraz ettik ve davamız yakın bir zamanda lehimize sonuçlanacak. Kapatılan okulumuzla ilgili yine yargıya başvurduk onunda kısa bir zamanda lehimize sonuçlanmasını bekliyoruz. Biz insanlarımıza bir şeyler kazandırmanın gelecek nesillere iyi bir hayat bırakmanın uğraşını veriyoruz. Yakında kasabamıza fabrikalar açılacak. Burada bizim gençlerimiz istihdam edilecek. Bu zamana kadar yaptığımız her şey belediyemiz sayesinde oldu, bundan sonra yine belediyemiz sayesinde birçok yeni işler başarmayı hedefliyoruz” dedi.

     




    miss5hareketli-dnya.gif picture by rahim_01 Kurtuluş Tireni Kırıkkale'de

    , 24/6/2008-Kategori Tarih .. 0 yorumlar

    Haber: Kırıkkale'de Kurtuluş Treni'ne Coşkulu Karşılama
    Amasya Tamimi'nin 89. Yılı Nedeniyle Başlatılan Ağaçlandırma Seferberliği Kapsamında Amasya'dan Hareket Eden Milli Ağaçlandırma Seferberliği ve Kurtuluş Treni Kırıkkale İstasyon'unda Düzenlenen Törenle Karşılandı.
    Haberler.Com

    Amasya Tamimi'nin 89. yılı nedeniyle başlatılan Ağaçlandırma Seferberliği kapsamında Amasya'dan hareket eden Milli Ağaçlandırma Seferberliği ve Kurtuluş Treni Kırıkkale İstasyon'unda düzenlenen törenle karşılandı. Etkinliklerin yapıldığı karşılama töreninin ardından tren içerisindeki orman müzesinin tanıtımı yapıldı.

    Tren için Kırıkkale İstasyonu'nda karşılama töreni düzenlendi. Karşılama heyetinde Vali Yardımcısı Cemal Polat, Kırıkkale Belediye Başkanı Veli Korkmaz, İl Emniyet Müdürü Salim Akça bulunurken, tren ile birlikte Amasya Valisi Cemalettin Lekesiz, Amasya Belediye Başkanı İsmet Özarslan da Kırıkkale'ye geldi.

    Karşılama töreni Kırıkkale Halk Eğitim Merkezi ve Amasya Halk Oyunları Ekiplerinin gösterileriyle başladı. Törende açılış konuşmasını Vali Yardımcısı Cemal Polat gerçekleştirdi. Kurtuluş Trenini Kırıkkale'de ağırlamaktan büyük onur duyduklarını belirten Vali Yardımcısı Polat, "89 yıl önce Amasya Tamimi ile başlatılan kurtuluş mücadelesiyle kutsal vatan topraklarımız düşman işgalinden kurtarılmıştır. Ancak bugün ülke topraklarımızı ciddi bir şekilde tehdit eden, ülkemizin kalkınmasında ve gelişmesinde önemli üretim faktörlerinden biri olan topraklarımızın elimizin altından kayıp gitmesine neden olan bir başka tehdit ve tehlike ile karşı karşıya bulunuyoruz. Bu tehlike ise ülkemizin topraklarımızın büyük bir kısmının çölleşme ve erezyon tehdidi altında bulunmasıdır" dedi.

    Amasya Valisi Celalettin Lekesiz ise konuşmasında şunları ifade etti: "Amasyalılar olarak nasıl ki milli mücadelede bu şehrin evlatları bize gurur duyacağımız büyük bir miras bırakarak örnek oldularsa, bizlerde 89 yıl öncesinde olduğu gibi Türk milletinin Atatürk'e bağlılığının, aynı zamanda vatan, millet ve bayrak sevgisinin bağımsızlığa olan tutkusunun bir göstergesi olarak Amasya Tamimi'nin imzalandığı gün olan tarihin yıl dönümünde Milli Ağaçlandırma Seferberliği Kurtuluş Treni'ni Ankara'ya hareket ettirdik.(Cihan Haber Ajansı)



    miss5hareketli-dnya.gif picture by rahim_01 Hüzün ve gurur

    , 26/4/2008-Kategori Tarih .. 0 yorumlar

    1. Dünya Savaşı’nın başlarında(Avustralya ve Yeni Zelanda) bu iki ülkeye ait birliklerin katılmasıyla kurulan kolordu, bu isimle tarihteki yerini almış ve müttefikleri hesabına savaşmışlardı... Kaynak Türkiyegazetesi



    Hüzün ve gurur
    TEK ÇAM ALTINDA
    BİRLİKTE İZLEDİLER
    Anzaklar binlerce kilometre uzaktan dedelerini anmak için Gelibolu’ya gelirken, Türkiye İzcilik Federasyonuna mensup 3 bine yakın izci de 25 Nisan 1915’deki çıkarmada tamamını şehit veren 57. Alay’ın kahramanlarını yâd etmek için Çanakkale’ye akın etti. Lone Pine’deki (Tek Çam) törenleri iki milletin çocukları birlikte izledi.

    Binlerce Avustralyalı ve Yeni Zelandalı turist, 93 yıl önce yapılan Çanakkale Savaşı’nda hayatını kaybeden atalarını, çıkarmanın yapıldığı Anzak Koyu’nda düzenlenen törenlerle andı. Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı’ndaki Anzak Koyu’na akın eden 10 bine yakın Avustralya ve Yeni Zelandalı turist ile bu ülkelerin üst düzey yetkililerinin katıldığı tören, şafak sökmesiyle birlikle başladı. Soğuk havaya rağmen erken saatlerden itibaren Anzak koyuna akın eden Avustralya ve Yeni Zelandalı turistler, battaniye ve uyku tulumlarına sarılıp çimlerin üzerinde uyuyarak törenin başlamasını bekledi. Şafak ayininde Avustralya Savunma Bakanı Joel Fitzgibbon, Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters, Yeni Zelanda Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Graham Lintott, Çanakkale Vali Yardımcısı Ali Partal ve 11 ülkenin temsilcileri katıldı.

    İZCİLERİN YÜRÜYÜŞÜ
    Törenler, Avustralya ve Yeni Zelanda anıtları ile 57. Alay şehitliğinde devam etti. Lone Pine (Tek Çam) olarak bilinen Avustralya Anıtı’ndaki törenlere Türkiye’yi temsilen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan katıldı. Unakıtan kendisinin de bir şehit torunu olduğunu söyledi. Türk bayraklarıyla donatılan şehitlikte Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından düzenlenen “İzcilik Milli Bilinç 57. Alay Yürüyüşü”ne katılan yaklaşık 3 bin izcinin sırtlarında “Dedeciğim Ben Geldim” şeklindeki tişörtleri dikkat çekti. Anzakların ve Türklerin birlikte izledikleri törende zaman zaman duygusal anlar da yaşandı.

    Anzaklar kimdir?
    ANZAK, Avustralya ve Yeni Zelanda kolordusu (Australian and New Zealand Army Corps) kelimelerinin baş harflerinden meydana gelmiş bir kısaltmadır. 1. Dünya Savaşı’nın başlarında bu iki ülkeye ait birliklerin katılmasıyla kurulan kolordu, bu isimle tarihteki yerini almış ve müttefikleri hesabına savaşmştı.




    miss5hareketli-dnya.gif picture by rahim_01 Ata'nın Bilinmeyen Aşkları

    , 13/4/2008-Kategori Tarih .. 0 yorumlar
    Atatürk kendi senaryosunda bilinmeyen aşklarını anlatmış    Stargazetesi  

    Atatürk’ün iki aşkı olduğunu bilinir; birincisi Fikriye, diğeri Latife Hanım.

    Münir Hayri Egeli ile 1937 yılında kaleme aldığı ve yeni ortaya çıkarılan Ben Bir İnkıláp Çocuğuyum adlı filmin senaryosunda Atatürk; Emine, Hatice, Makedonyalı Eleni, Naciye’den de bahsediyor. Atatürk’ün bu senaryosu yakında filme çekilecek

    Mustafa Kemal Atatürk’ün geçen hafta bilinmeyen bir yönü, bir film senaryosu yazdığı ortaya çıktı. Atatürk bu senaryoyu dönemin sinemayla ilgilenen en ünlü siması Münir Hayri Egeli’nin yazdığı senaryo üzerinde kendi el yazısıyla tashih ve yazıya uzun eklemeler yapmış. Tarihçi-yazar İsmet Bozdağ senaryonun varlığını doğruluyor ancak senaryoyu Atatürk’ün değil, Münir Hayri Egeli’nin yazdığını iddia ediyor. Ama Milli Kütüphane’de Atatürk’ün 1937 tarihli vasiyetinde senaryonun filme çekilmesini istemiş. Bütün masrafların da kendisi tarafından karşılanacağını belirtmiş. Ancak Atatürk’ün bir yıl sonra hayattan ayrılmasıyla senaryo da hayata geçememiş.

    Münir Hayri Egeli bu senaryonun varlığından 1954’te yazdığı Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk kitabında bahsetmiş. Fakat bu detay herkesin gözünden kaçmış. İşte bu detaya araştırmacı-yazar İlknur Güntürkü Kalıpçı ulaşmış. Şimdi Atatürk’ün vasiyetinin yerine getirilmesi için bu senaryo filme çekilecek. Filmde Atatürk’ün 1927-1938 yılları arasında politik kişiliğinden çok aşkları ve insani yönü anlatılacak.

    DÖRT AŞK HİKAYESİ VAR
    Filmin adı belli: Ben Bir İnkıláp Çocuğuyum. Yönetmeni de belli: Biray Dalkıran. Bu hafta gösterime giren Cennet filmiyle adı gündeme gelen yönetmen Biray Dalkıran Atatürk’ün vasiyeti olan bu filmi çekecek olmaktan dolayı çok mutlu. İlknur Kalıpçı kendisine projeden bahsettiğinde çok heyecanlanan Dalkıran ‘Atatürk’ün senaryonun filme çekilmesini vasiyet ettiğini öğrendiğimde ‘Bu filmi kesinlikle ben yapmalıyım’ dedim. Bu vasiyeti yerine getirecek olmak benim için büyük bir gurur’ diyor.

    Herkes gibi kendilerinin de Mustafa Kemal’i sadece devlet adamlığı ve askerliğiyle tanıdıklarını anlatan Dalkıran ‘Meğer bilmediğimiz pek çok yönü varmış. Bizim de senaryoda en çok özel hayatı ilgimizi çekti. Herkes Atatürk’ün iki aşkı olduğunu bilir ama meğer dört aşkı daha varmış. Mesela Emine, Hatice, Makedonyalı Eleni, Naciye varmış. Kitapta ondan da bahsetmiş. Zaten filmi de bu aşk hikayesiyle başlatmak istiyoruz’ diyor.

    FİLM BENİ BİTİREBİLİR DE
    Filmin çekimlerine bir ay sonra başlanacak. Bu proje için 8-10 milyon dolar gibi büyük rakamlar gözden çıkarılmış. Bu paranın büyük bir kısmını Sarı Zeybek projesine destek olan Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Ekşi karşılayacak.

    ‘Başrol oyuncusu belli oldu mu?’ diye sorduğumuz Dalkıran Atatürk’ü oynayacak kişiyle ilgili kriterlerini şöyle anlatıyor: ‘Ünlü biri olması konusunda da ısrarcı değiliz. Sonuçta Atatürk’ün belli kıstasları var. Duruşu, hareketleri, mimikleri, dudak hareketleri gibi... Mesela Haluk Bilginer düşündüğümüz isimler arasında. Tabii önceden Atatürk’ü canlandırmış kişiler de listemizde yer alıyor.’

    Dalkıran çekeceği filme güveniyor ama kariyerini de düşünmüyor değil: ‘Bu film direkt kariyerimle ilgili. Bundan önce birçok film, belgesel, klip ve reklam filmleri çektim. Ama bu film bambaşka ve hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Bu film başarısız olursa kariyerim biter’ diyor.

    Asker dediler Atatürk’e kız vermediler
    SENARYODA Atatürk’ün komşu kızı Hatice’ye de aşık olduğu yazılı. Hatta Atatürk ile birlikte senaryoyu kaleme alan Münir Hayri Egeli’nin anlatımına göre, Hatice Hanım bir kış gecesi Egeli’nin ısrarlarına dayanamayarak hikayesini şöyle anlatmış:

    ‘Selanik’te Zübeyde Teyzelere yakın oturuyorduk. Mustafa Bey’i çocukluğumdan beri kapımızın önünden geçtikçe görürdüm. Naciye isminde bizden çok büyük bir kız arkadaşımız onun her geçişinde pencereye koşar onu seyrederdi. Arkadaşlarla karar verdik, ilk fırsatta Naciye Abla’nın sevgisini Mustafa Bey’e duyuracaktık. Zübeyde Teyzelere de sık sık gittiğim için bu işi bana verdiler. O gün evlerine gittim ve sofadan geçerken bir saksı içinde kırmızı karanfiller gördüm. Hemen birini kopardım, Mustafa Bey’in odasına girdim. Masanın üzerinde bir tarih kitabı vardı. Hemen karanfili kitabın açık sayfasına koydum. Mustafa Bey geldi. Annemin ve annesinin ellerini öptü. Çiçekten dolayı çok heyecanlı idim. Mustafa Bey benim heyecanlı olduğumu hissetti ve dikkatlice gözlerime baktı. Daha sonra derslerinin olduğunu söyleyip odasına çıktı. Birdenbire Mustafa Bey’in merdivenlerden indiğini ayak seslerinden anladım. ‘Bu çiçeği benim kitabımın arasına kim koydu?’ diyecek gibi geliyordu. Mustafa Bey odanın kapısında göründü. Gözlerimle ben ettim sen etme der gibi ona baktım. Oda bana o manalı mavi gözleriyle bakıyordu. Mustafa Bey bir arkadaşını görmek için tekrar dışarı çıkacağını söyledi ve gitti. O günden sonra ne Zübeyde Teyzelere gidiyordum ne de Mustafa Bey’in görünebileceği yerlere uğrayabiliyordum. Bir gün evdeki büyütmeden Zübeyde Teyze’nin beni Mustafa Bey’e istediğini öğrendim. Annem askerler hep uzaklara giderler, ben kızımdan uzaklaşamam düşüncesiyle işi sürüncemeye sürmüş. Mustafa Bey Harbiye’den erkanıharp yüzbaşısı olarak çıktığın da tekrar beni istedi. Ama annem yine fikrinden vazgeçmedi ve beni başka biriyle söz kestirdi.’

    İlk göz ağrısı Emine’ydi
    MUSTAFA Kemal Atatürk’ün özel hayatında genelde Fikriye ve Latife Hanım’ın adı geçiyor. Latife Hanım 1923-1925 yılları arasında Atatürk ile evliydi. Atatürk ile birbirine aşık olduğu söylenen Fikriye Hanım’ın ise aşkına karşılık bulamadığı için 1924 yılında Çankaya Köşkü önünde silahla intihar ettiği belirtiliyordu. Ama senaryoya göre Atatürk’ün hayatında bir de Emine var. Münir Hayri Egeli’nin Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk kitabında ve senaryoda Atatürk’ün ilk ve son aşkının Selanik Merkez Kumandanı Şevki Paşa’nın kızı Emine Hanım olduğu yazıyor. Atatürk ölümüne kadar kız kardeşi Makbule Hanım vasıtasıyla ondan haber aldığında mutlu olmuş, evlenmediğini öğrendiğinde çocuklar gibi neşelenmiş. Hatta çok sevdiğini söylediği Eminem şarkısını da bu yüzden çok severmiş ve şarkı her çalındığı ortamda iştirak edip kimi zaman gözlerinden yaş gelirmiş.

    Mustafa Kemal Selanik’ten ayrılırken Emine Hanım’ın ‘Harbiye’ye ne zaman gidiyorsun?’ yazdığı nota şöyle cevap vermiş: ‘Bu dakikada vapura gidiyorum. Bu an-i mes’um bize kan ağlatacak. Bendeniz sizi unutmayacağıma vicdanen yemin eder, sizden de aynı vefayı beklerim, allahaısmarladık. Mustafa Kemal’

    ‘Bu senaryonun ruhuna sadık kalınması elzem’
    FİLMİN senaryosunu Atatürk ile yazan Münir Hayri Egeli 1904’te İstanbul’da doğdu. Çeşitli okullarda öğretmenlik ve müdürlük görevlerinde bulundu. Milli Temsil Akademisi (Devlet Tiyatrosu) ve film rejisörlüğü de yaptı.

    Egeli, kitabında senaryonun yazılma kararının nasıl alındığını özetle şöyle anlatmış: ‘Bir gün beni Çankaya’dan çağırttılar. Atatürk kütüphanedeydi. ‘...şirketinden bir mektup aldım. İnkılábımıza dair film yapmak istiyorlar. Bu bizim işimiz olmalı. Bu senaryo benim hayatımla mesela bir öğretmenin hayatını muvazi olarak yürütmelidir’ dedi ve ‘Senaryo düşün’ emrini verdi. Senaryoyu iki gün sonra yaverine verdim.

    Atatürk senaryoyu okumuş ve sayfa sayfa tashih etmiş, birçok yerine de uzun uzun eklemeler yapmıştı. ‘Bu senaryonun film olması neye mütevakkıf?’ diye sordu. Bir bütçe yaptım verdim. Beni rejisörlük öğrenmem için Almanya ve İtalya’ya gönderdi. Döndüğümde Atatürk ‘Şimdi senaryoyu bir daha gözden geçirelim. Düzeltmeden sonra iyi bir film olur’ dedi. O dönemde rahatsızlandı. Senaryonun sonun da şu cümleler onun son emriydi: ‘Bu senaryonun ruhuna sadık kalınması elzemdir.’’

    Metnin orijinalini de arıyorlar
    ATATÜRK’ÜN filmle ilgili vasiyeti Milli Kütüphane’nin kasasında saklıydı. Filmin ekibi geçen hafta senaryonun orijinalini bulmak üzere Ankara’ya Milli Kütüphane’ye gitti. Onlara Milli Kütüphane Başkanı Tuncel Acar yardımcı oldu. Kütüphanede bulunan kasada Atatürk ile ilgili belgeleri sakladıklarını, ekibe de belgelerin dijital kopyasını gösterdiklerini söyleyen Acar ‘Ancak senaryonun orijinali bizde değil’ diyor. Film ekibi şimdi Çankaya Köşkü ve Anıtkabir’den gelecek yanıtı bekliyor.

    Filmin yapımcı-organizatörü Arif Ekşi Ankara’ya giderek senaryoyu araştıran ekipte yer almış. Ekşi ‘Bizim için Münir Hayri Egeli’nin Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk adlı kitabında yazılanlar yeterli. Çalışmalara da başladık. Ama yine de senaryonun orijinalini arıyoruz’ diye konuşuyor.

    Kapıyı açan Münir Hayri’nin kitabı oldu
    BUNDAN 18 yıl önce ‘Atatürk’ün elinin dokunmadığı bir alan var mı?’ diyerek kolları sıvayan araştırmacı-yazar İlknur Güntürkün Kalıpçı bulduğu bir belgede yazanlar üzerine Münir Hayri Egeli’nin 1954’te yazdığı Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk adlı kitaba ulaşmış. Böylece Mustafa Kemal’in yazdığı bir senaryo olduğunu öğrenmiş. Kalıpçı ‘Münir Hayri Egeli kitapta net olarak senaryoyu 1937 yılında Çankaya’da yazdıklarını anlatmış’ diyor. Senaryoda Ata’nın genellikle insani yönünün anlatıldığını da söyleyen Kalıpçı ‘Atatürk’ün bilinmeyen yönlerini öğreneceksiniz. Bu senaryoda ağlaması, kızması, aşk hayatı da anlatılıyor’ diyor.
    HALE CEYLAN BARLAS




    Yorum Yazmadın Nereye Gidiyorsun...


    .



    CANLI MAÇ SONUÇLARI
    { Önceki Sayfa } { Sayfa 1 - 559 } { Sonraki Sayfa }





    Online Hatim İçin Tıklayın


    Veda Hutbesi.


    EY İNSANLAR!
    Sözümü iyi dinleyiniz.
    Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!
    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise,
    bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise,
    bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise,
    canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir,
    her türlü tecâvüzden korunmuştur.
    ASHABIM!
    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız
    ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız.
    Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!
    Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin!
    Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.
    ASHABIM!
    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin.
    Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır.
    Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir.
    Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.
    Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır.
    Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır.
    İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.
    ASHABIM!
    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır.
    Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.
    İNSANLAR!
    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir.
    Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir.
    Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!
    İNSANLAR!
    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim.
    Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz.
    Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır.
    Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir.
    Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz.
    Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.
    MÜ'MİNLER!
    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.
    O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz!
    Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir.
    Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir.
    Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...
    ASHABIM!
    Nefsinize zulmetmeyiniz.
    Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
    İNSANLAR!
    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir.
    Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur.
    Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir.
    Zina eden için mahrumiyet vardır.
    Babasından başka bir soy iddia eden soysuz,
    yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör,
    Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın!
    Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.
    İNSANLAR!
    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir;
    hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır.
    Allah yanında en kıymetli olanınız,
    O'na en çok saygı göstereninizdir.
    Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?
    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin,
    bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz."
    (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!












    Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket

    TC Kimlik No
    Vergi Kimlik No
    SSK Hizmet Dökümü
    İ nternet Vergi Dairesi
    Motorlu Taşıtlar Vergisi
    Telefon Rehberi
    ÖSYM Sınav Sonuçları
    KPSS Sonuçları
    KPDS Sonuçları
    Diğer Sınav Sonuçları
    ÖSYM Sınav Takvimi
    Milli Eğitim Bakanlığı
    Üniversiteler
    Sağlık Bakanlığı
    Emekli Sandığı
    Ssk
    Adalet Bakanlığı
    Emniyet Genel Müdürlüğü
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
    Bakanlıklar
    Valilikler
    Belediyeler
    Kaymakamlıklar
    Silahlı Kuvvetler
    Sivil Toplum
    Elçilik - Konsolosluklar
    Avrupa Birliği
    K.K.T.C .
    Turizm
    Son Depremler